Arşivler

Kabirdeki Kız

Muhammed Sıddık Haşimi Hazretleri, üstadı Mahsenli Ali Efendi Hazretleri ile bir gün yolculuk halinde yaşadıkları bir hatıralarını şöyle anlatmıştır:

Hocam ile birlikte bir yere gidiyorduk. Yolda bir yerde, bazı kabirlerin olduğu bir yere geldik. Hocam, oğlum burada biraz duralım, dedi. Sonra da bir kabrin başına gelip murakabe haline geçtiler. Murakabesi bitince, bana dönüp,Oğlum, bu kabir, 18 yaşında bir genç kıza ait. Bu kız Allah’a öyle güzel yaklaşmış ki, yerle gök arasında bir derece almış. Yeşil gözlü, değirmi yüzlü bir kız, çok feyizli ve veliyullahtan birisi.buyurdular. Bunları bana söylerken, çok duygululardı, kendileri de etkilenmiş ve genç yaşta vefat eden bu kıza karşı hislenmişlerdi.

Kendisine dua edip, oradan ayrıldık ve ben de bu kızcağızı hiçbir zaman unutmadım, sürekli kendisine teveccüh ettim ve teveccühünü bekledim. Birçok sohbetimde de kendisinden bahsettim, yâd ettim.

Kendisi bana, Yüce Allah’ın: “Benim gök kubbem altında yalnızca benim bildiğim velilerim vardır” sözünü hatırlatır. Bu nedenle, kimse kimseyi yargılamamalı ve hor görmemelidir. Kimse, karşısındakinin halini bilemez. Hiç tahmin etmediğimiz bir çocuk belki Allah’ın seçkini bir insandır. Genç bir insan da Allah’ın vazifeli bir mürşidi kâmili olabilir. Bize düşen samimi olarak yaşamak, herkesi kendimizden üstün görmek ve tüm insanları sevmektir, vesselam..

Reklamlar